SAHRA's profileSAHRA...PhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    May 21

    "Televizyon karşısında uyuyan kocam için ne yapabilirim???

    "Televizyon karşısında uyuyan kocam için ne yapabilirim ?

    Lütfen yardım eder misiniz? Yatağına gidip uyumasını defalarca söyledim. Ama evde aldığımız bu kurala uymuyor.”
    şeklinde soru bir soru geldi.

     Önce üzerine bir battaniye örtün… Ki üşümesin… Üşütüp hasta olmasın… Uyuyanın üzerine kar yağar demişler. 

     

    Bu konuda gelen soruların çokluğuna bakılırsa, kapalı kapılar ardında yaşayan eşlerin çoğunun, ekran karşısında uyukluyor olması gerekir!

     

    Biz milletçe sefil uykuyu seviyoruz sevgili hanımlar! Başımız hafif yana kaymış, bir kenara kıvrılmış uykudan aldığımız hazzı, lezzeti, yataklarımızda alamayabiliyoruz. Eşiniz gün içinde çok yorulmuş olabilir; akşam evine gelince rahat bir pozisyonda koltuklarının keyfini çıkarmak isteyebilir. Onun bu tarz bir talebinin olması ve kendi evinde rahat ettiği şekliyle oturması doğaldır.

     

    Doğal olmayanı, evin içine bazı katı kurallar yerleştirerek, herkesin o kurallara uymasını beklemek bence. Çünkü yukarda özetle aktardığım mailin genel içeriği, evlilikte ciddi sorunlar olmadığı bilgisini içeriyor. “Her şey yolunda… ama ben karşımda koltukta uyuklayan birini görmeye dayanamıyorum… sinirlerim bozuluyor… uykusu gelince yatağına yatsın başka bir şey istemiyorum…” şeklindeki ifade, eşte zorluk olduğundan ziyade, hanımefendide bu konuda sıkıntı oluştuğu anlamına geliyor.

     

    Radyoda da her zaman söylemeye çalışıyorum sevgili okurlar! Psikolojide mini bir kural var… “ortadan kaldır rahatla” değil… “sıkıntı oluşturan durumun varlığına rağmen, onunla yaşamayı öğren” ilkesi.

     

    …yani insanlar koltukta uyuyabilirler… insanlar sandalyede başlarını yana çevirip kestirebilirler… insanlar otobüslerde, yolu kısaltmak ve günün yorgunluğunu, şekerleme yaparak farklılaştırabilirler…vs. önemli olan bu tip durumların olabileceğinin kabul edilmesi.

     

    Güzel giden bir ilişkiyi, sıradan sorunlarla sıkıntılı bir hale getirmemeye dikkat edin. Her gece yatıp uyuyorsa, fazla yorgun olmadığı geceleri fark ettiğinizde, onunla tatlı sohbetler yapın. Tatlı dilli, şirin, sempatik bir bayan varsa karşısında, büyük ihtimalle kendisini uykuya atmayacaktır. Bununla birlikte surat asarak, kızarak, bağırarak derdinizi anlatamazsınız. Onu özlediğinizi, onunla konuşurken keyif aldığınızı hissettirerek uyanık kalmasını sağlayabilirsiniz.

     

    Aslına bakarsanız evlilik ilişkiniz doğal olmalı. Birileri sohbet edin dedi diye konuşmak zorunda değilsiniz. Çünkü birçok kereler sessizlik de paylaşılabilir.

     

    Birileri şöyle yapın dedi diye aynen uygulamak zorunda değilsiniz. Çünkü en güzel evlilik, kendi doğal işleyişini yakalayan evliliktir.

     



     

    Evlilik mahrem bir ilişkidir. Kendi içinde mahremiyetler içerir. Bir durumun mahrem olması için, içinde çıplaklığın ve cinselliğin de olması gerekmez! Mahrem demek, aile mahremiyeti demek, “eşlerin birbirleri yanında kendilerini hür hissetmeleri” demektir.

     

    Eşiniz, sizin yanınızda yaşadığı rahatlığı başka kimsenin yanında bulamadığı için, evinde kolaylıkla uyuyabiliyordur. Diğerlerinin yanında ölçmek biçmek zorunda kaldığı davranışları, sizin yanınızda rahatça sergileyebiliyor ve hesapsızca kendisini ev ortamına adapte ediyordur. “Başkalarının yanında aynı şeyi yapmıyor… hep evde benim yanımda yapıyor bu hareketi, sinir oluyorum.” Demiş sevgili okurumuz kızgınlıkla.

     

    Ama lütfen eşinize kızmayın. Başkalarının yanında yapmadığı “bir içsel ihtiyaç davranış”nı, sizin yanınızda, “hayat arkadaşı”nın yanında yapmasından daha doğal bir şey olamaz.

     

    Siz evlisiniz… Tabii ki sizin yanınızda yapacak…

     

    …onun için evlisiniz… diğerlerinden bir farklılığınız olması için…

     

    …onun için sizin yanınızda rahat… başkalarından gizlediklerini sizinle paylaştığı için…

     



     

    Evlilik özel bir yaşam biçimi… Mahremiyetlerin paylaşıldığı…

     

    …ve paylaşılmış mahremiyetlerin birbirinizin başına kakılmadığı!

     

    Sevgiyle kalın…

    Comments

    Please wait...
    Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
    You didn't enter anything. Please try again.
    Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
    To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
    Your parent has turned off comments.
    Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
    You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
    Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
    Complete the security check below to finish leaving your comment.
    The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.

    To add a comment, sign in with your Windows Live ID (if you use Hotmail, Messenger, or Xbox LIVE, you have a Windows Live ID). Sign in


    Don't have a Windows Live ID? Sign up

    Trackbacks

    The trackback URL for this entry is:
    http://meryemkardelen2007.spaces.live.com/blog/cns!A500B7EAAC2BA679!1250.trak
    Weblogs that reference this entry
    • None