SAHRA's profileSAHRA...PhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    May 21

    AYETLERE GÖRE İNSAN TİPLERİ....

     
    AYeTLeRe GöRe iNSaN TiPLeRi

    وَإِذَا مَسَّ الْإِنْسَانَ الضُّرُّ دَعَانَا لِجَنْبِهِ أَوْ قَاعِدًا أَوْ قَائِمًا فَلَمَّا كَشَفْنَا عَنْهُ ضُرَّهُ مَرَّ كَأَنْ لَمْ يَدْعُنَا إِلَى ضُرٍّ مَسَّهُ كَذَلِكَ زُيِّنَ لِلْمُسْرِفِينَ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ
    İnsana bir sıkıntı dokundu mu, gerek yan üstü yatarken, gerek otururken, gerekse ayakta iken (her halinde bu sıkıntıdan kurtulmak için) bize dua eder. Ama biz onun bu sıkıntısını ondan kaldırdık mı, sanki kendisine dokunan bir sıkıntı için bize hiç yalvarmamış gibi geçer gider. İşte o haddi aşanlara, yapmakta oldukları şeyler, böylece süslenmiş (hoş gösterilmiş)tir.YUNUS 12

    إِنَّ الْإِنسَانَ خُلِقَ هَلُوعاً  *  إِذَا مَسَّهُ الشَّرُّ جَزُوعاً
    Şüphesiz insan çok hırslı ve sabırsız olarak yaratılmıştır.Kendisine kötülük dokunduğu zaman sızlanır.

    MEARİC 19-20


    1- AKİDESİ ZAYIF TİPLER:
    وَمِنَ النَّاسِ مَن يَعْبُدُ اللَّهَ عَلَى حَرْفٍ فَإِنْ أَصَابَهُ خَيْرٌ اطْمَأَنَّ بِهِ وَإِنْ أَصَابَتْهُ فِتْنَةٌ انقَلَبَ عَلَى وَجْهِهِ خَسِرَ الدُّنْيَا وَالْآخِرَةَ ذَلِكَ هُوَ الْخُسْرَانُ الْمُبِينُ
    İnsanlardan öylesi de vardır ki, ALLAH’a kıyıdan kenardan kulluk eder. Eğer kendisine bir hayır dokunursa gönlü onunla hoş olur. Şâyet başına bir kötülük gelirse gerisin geri (küfre) dönüverir. O dünyayı da kaybetmiştir, ahireti de. İşte bu apaçık ziyanın ta kendisidir. HACC 11

    2-HAKTAN KAÇAN TİPLER:
    يُجَادِلُونَكَ فِي الْحَقِّ بَعْدَمَا تَبَيَّنَ كَأَنَّمَا يُسَاقُونَ إِلَى الْمَوْتِ وَهُمْ يَنْظُرُونَ
    Hak apaçık meydana çıktıktan sonra bile onlar bu hususta, sanki gözleri göre göre ölüme sürülüyorlermiş gibi seninle mücadele ediyolar ENFAL 6

    3-MENFAATÇİ TİPLER:
    إِنَّمَا كَانَ قَوْلَ الْمُؤْمِنِينَ إِذَا دُعُوا إِلَى اللَّهِ وَرَسُولِهِ لِيَحْكُمَ بَيْنَهُمْ أَن يَقُولُوا سَمِعْنَا وَأَطَعْنَا وَأُوْلَئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ
    Aralarında hüküm vermesi için ALLAH’a (Kur’an’a) ve peygambere çağırıldıkları zaman, bir de bakarsın ki içlerinden bir grup yüz çevirmektedir. Ama gerçek (verilen hüküm) kendi lehlerinde ise, boyun eğerek ona gelirler NUR 51

    4- HAKTAN YÜZ ÇEVİRİP KAÇAN TİPLER:
    فَمَا لَهُمْ عَنِ التَّذْكِرَةِ مُعْرِضِينَ * كَأَنَّهُمْ حُمُرٌ مُّسْتَنفِرَةٌ  * فَرَّتْ مِن قَسْوَرَةٍ
    Böyle iken onlara ne oluyor da, öğütten yüz çeviriyorlar? Sanki ürkmüş yaban eşekleri,arslandan kaçmaktalar!MÜDDESSİR 49-50-51

    5- SAHTE DAHİ TİPLER:
    Yapmadıklarıyla övünmek istrler.
    لَا تَحْسَبَنَّ الَّذِينَ يَفْرَحُونَ بِمَا أَتَوْا وَيُحِبُّونَ أَنْ يُحْمَدُوا بِمَا لَمْ يَفْعَلُوا فَلَا تَحْسَبَنَّهُمْ بِمَفَازَةٍ مِنَ الْعَذَابِ وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ
    Ettiklerine sevinen ve yapmadıkları işle övülmeyi seven kimseleri de sakın azaptan kurtulur sanma! Onlara elim bir azap vardır.
    AL-İ İMRAN 188

    6-GÖRÜNÜŞÜYLE ALDATAN TİPLER:
    وَإِذَا رَأَيْتَهُمْ تُعْجِبُكَ أَجْسَامُهُمْ وَإِن يَقُولُوا تَسْمَعْ لِقَوْلِهِمْ كَأَنَّهُمْ خُشُبٌ مُّسَنَّدَةٌ يَحْسَبُونَ كُلَّ صَيْحَةٍ عَلَيْهِمْ هُمُ الْعَدُوُّ فَاحْذَرْهُمْ قَاتَلَهُمُ اللَّهُ أَنَّى يُؤْفَكُونَ
    Onları gördüğün zaman kalıpları hoşuna gider. Konuşurlarsa sözlerine kulak verirsin. Onlar sanki elbise giydirilmiş kereste gibidirler. Her kuvvetli sesi kendi aleyhlerine sanırlar. Onlar düşmandır, onlardan sakın! ALLAH onları kahretsin! Nasıl da (haktan) çevriliyorlar! MÜNAFİKUN 4

    7-HER KALIBA GİREN TİPLER:
    الَّذِينَ يَتَرَبَّصُونَ بِكُمْ فَإِن كَانَ لَكُمْ فَتْحٌ مِّنَ اللّهِ قَالُواْ أَلَمْ نَكُن مَّعَكُمْ وَإِن كَانَ لِلْكَافِرِينَ نَصِيبٌ قَالُواْ أَلَمْ نَسْتَحْوِذْ عَلَيْكُمْ وَنَمْنَعْكُم مِّنَ الْمُؤْمِنِينَ فَاللّهُ يَحْكُمُ بَيْنَكُمْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ وَلَن يَجْعَلَ اللّهُ لِلْكَافِرِينَ عَلَى الْمُؤْمِنِينَ سَبِيلاً
    Onlar sizi gözetleyip duran kimselerdir. Eğer ALLAH tarafından size bir fetih (zafer) nasip olursa, “Biz sizinle beraber değil miydik?” derler. Şayet kâfirlerin (zaferden) bir payı olursa, “Size üstünlük sağlayıp sizi mü’minlerden korumadık mı?” derler. ALLAH, kıyamet günü aranızda hükmünü verecektir. ALLAH, mü’minlerin aleyhine kâfirlere hiçbir yol vermeyecektir.NİSA 141

    8-KÜFÜRDEN MUANNİD TİPLER:
    وَلَوْ نَزَّلْنَا عَلَيْكَ كِتَابًا فِي قِرْطَاسٍ فَلَمَسُوهُ بِأَيْدِيهِمْ لَقَالَ الَّذِينَ كَفَرُوا إِنْ هَذَا إِلَّا سِحْرٌ مُبِينٌ
    (Ey Muhammed!) Eğer sana kağıda yazılı bir kitap indirseydik, onlar da elleriyle ona dokunsalardı, yine o inkar edenler, “Bu apaçık büyüden başka bir şey değildir” diyeceklerdi. EN’AM 7

    9-GABİ OLAN TİPLER:
    وَمِنْهُم مَّن يَسْتَمِعُ إِلَيْكَ حَتَّى إِذَا خَرَجُوا مِنْ عِندِكَ قَالُوا لِلَّذِينَ أُوتُوا الْعِلْمَ مَاذَا قَالَ آنِفاً أُوْلَئِكَ الَّذِينَ طَبَعَ اللَّهُ عَلَى قُلُوبِهِمْ وَاتَّبَعُوا أَهْوَاءهُمْ
    Onlardan seni dinleyenler vardır. Fakat senin yanından çıktıkları zaman (alay ederek), kendilerine bilgi verilmiş olanlara, “Az önce ne söyledi?” derler. İşte bunlar, ALLAH’ın, kalplerini mühürlediği ve nefislerinin arzularına uyan kimselerdir. MUHAMMED 16

    10-KORKMAZ UTANMAZ TİPLER:
      وَلَوْ تَرَى إِذْ وُقِفُوا عَلَى النَّارِ فَقَالُوا يَالَيْتَنَا نُرَدُّ وَلَا نُكَذِّبَ بِآيَاتِ رَبِّنَا وَنَكُونَ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ * بَلْ بَدَا لَهُمْ مَا كَانُوا يُخْفُونَ مِنْ قَبْلُ وَلَوْ رُدُّوا لَعَادُوا لِمَا نُهُوا عَنْهُ وَإِنَّهُمْ لَكَاذِبُونَ
    Ateşin karşısında durdurulup da, “Ah, keşke dünyaya geri döndürülsek de Rabbimizin âyetlerini yalanlamasak ve mü’minlerden olsak” dedikleri vakit (hallerini) bir görsen! Hayır, (bu yakınmaları) daha önce gizlemekte oldukları şeyler onlara göründü (de ondan). Eğer çevrilselerdi elbette kendilerine yasaklanan şeylere yine döneceklerdi. Şüphesiz onlar yalancıdırlar. EN’AM 27-28

    11-ZAYIF KARAKTERLİ MÜNAFIK TİPLER:
    وَإِذَا مَا أُنْزِلَتْ سُورَةٌ نَظَرَ بَعْضُهُمْ إِلَى بَعْضٍ هَلْ يَرَاكُمْ مِنْ أَحَدٍ ثُمَّ انْصَرَفُوا صَرَفَ اللَّهُ قُلُوبَهُمْ بِأَنَّهُمْ قَوْمٌ لَا يَفْقَهُونَ
    Bir sûre indirildi mi, “Sizi bir kimse görüyor mu?” diye birbirlerine göz ederler, sonra da sıvışıp giderler. Anlamayan bir toplum olmalarından dolayı, ALLAH onların kalplerini çevirmiştir. TEVBE 127

    12-HİLE ve GAFLET KENDİNDE İCTİMA EDEN TİPLER:
    خَتَمَ اللَّهُ عَلَى قُلُوبِهِمْ وَعَلَى سَمْعِهِمْ وَعَلَى أَبْصَارِهِمْ غِشَاوَةٌ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظِيمٌ * وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يَقُولُ ءَامَنَّا بِاللَّهِ وَبِالْيَوْمِ الْآخِرِ وَمَا هُمْ بِمُؤْمِنِينَ

    İnsanlardan, inanmadıkları halde, “ALLAH’a ve ahiret gününe inandık” diyenler de vardır. Bunlar ALLAH’ı ve mü’minleri aldatmaya çalışırlar. Oysa sadece kendilerini aldatırlar da farkında değillerdir. BAKARA 7-8

    13-KURU İNATÇI TİPLER:
    وَإِذَا قِيلَ لَهُمُ اتَّبِعُوا مَا أَنْزَلَ اللَّهُ قَالُوا بَلْ نَتَّبِعُ مَا أَلْفَيْنَا عَلَيْهِ ءَابَاءَنَا أَوَلَوْ كَانَ ءَابَاؤُهُمْ لَا يَعْقِلُونَ شَيْئًا وَلَا يَهْتَدُونَ
    Onlara: "ALLAH'ın indirdiğine uyun." denildiğinde, "Hayır, atalarımızı neyin üzerinde bulduksa ona uyarız." dediler. Ya ataları birşeye akıl erdirememiş ve doğruyu seçememiş idiyseler? BAKARA 170

    14-CAHİLANE MÜCADELE EDEN TİPLER:
    Bu tipler hem hakla hem batılla, bildikleriyle mücadele ederler.
    هَا أَنْتُمْ هَؤُلَاءِ حَاجَجْتُمْ فِيمَا لَكُمْ بِهِ عِلْمٌ فَلِمَ تُحَاجُّونَ فِيمَا لَيْسَ لَكُمْ بِهِ عِلْمٌ وَاللَّهُ يَعْلَمُ وَأَنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ
    İşte siz böyle kimselersiniz! Diyelim ki biraz bilginiz olan şey hakkında tartıştınız. Ya hiç bilginiz olmayan şey hakkında niçin tartışıyorsunuz? ALLAH bilir, siz bilmezsiniz. ALİ İMRAN 66
    وَمِنَ النَّاسِ مَن يُجَادِلُ فِي اللَّهِ بِغَيْرِ عِلْمٍ وَلَا هُدًى وَلَا كِتَابٍ مُّنِيرٍ      * ثَانِيَ عِطْفِهِ لِيُضِلَّ عَن سَبِيلِ اللَّهِ لَهُ فِي الدُّنْيَا خِزْيٌ وَنُذِيقُهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ عَذَابَ الْحَرِيقِ 
    İnsanlardan öylesi de vardır ki, ne bir ilmi, ne bir yol göstericisi, ne de aydınlatıcı bir kitabı olduğu halde kibirlenerek insanları ALLAH’ın yolundan saptırmak için, ALLAH hakkında tartışmaya kalkar. Ona dünyada bir rezillik vardır. Ona kıyamet gününde de yangın azabını tattıracağız. HACC 8-9

    15-İRADESİ VE HİMMETİ ZAYIF TİPLER:
    لَوْ كَانَ عَرَضًا قَرِيبًا وَسَفَرًا قَاصِدًا لَاتَّبَعُوكَ وَلَكِنْ بَعُدَتْ عَلَيْهِمُ الشُّقَّةُ وَسَيَحْلِفُونَ بِاللَّهِ لَوِ اسْتَطَعْنَا لَخَرَجْنَا مَعَكُمْ يُهْلِكُونَ أَنْفُسَهُمْ وَاللَّهُ يَعْلَمُ إِنَّهُمْ لَكَاذِبُونَ
    Eğer yakın bir dünya menfaati ve kolay bir yolculuk olsaydı, (sefere katılmayan münafıklar da) mutlaka sana uyarlardı. Fakat meşakkatli yol, onlara uzak geldi. Gerçi onlar, “Eğer gücümüz yetseydi, elbette sizinle beraber çıkardık” diye ALLAH’a yemin edeceklerdir. Onlar kendilerini helâke sürüklüyorlar. ALLAH biliyor ki onlar kesinlikle yalancıdırlar. TEVBE 42

    16-KORKUSUZ OLAN İMANLI TİPLER :
    الَّذِينَ قَالَ لَهُمُ النَّاسُ إِنَّ النَّاسَ قَدْ جَمَعُوا لَكُمْ فَاخْشَوْهُمْ فَزَادَهُمْ إِيمَانًا وَقَالُوا حَسْبُنَا اللَّهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ
    Onlar öyle kimselerdir ki, halk kendilerine, “İnsanlar size karşı ordu toplamışlar, onlardan korkun” dediklerinde, bu söz onların imanını artırdı ve “ALLAH bize yeter, O ne güzel vekildir!” dediler.
    ÂL-İ İMRÂN 173

    17-GİZLİ FAKİR TİPLER :
    لِلْفُقَرَاء الَّذِينَ أُحصِرُواْ فِي سَبِيلِ اللّهِ لاَ يَسْتَطِيعُونَ ضَرْبًا فِي الأَرْضِ يَحْسَبُهُمُ الْجَاهِلُ أَغْنِيَاء مِنَ التَّعَفُّفِ تَعْرِفُهُم بِسِيمَاهُمْ لاَ يَسْأَلُونَ النَّاسَ إِلْحَافًا وَمَا تُنفِقُواْ مِنْ خَيْرٍ فَإِنَّ اللّهَ بِهِ عَلِيمٌ
    (Sadakalar) kendilerini ALLAH yoluna adayan, yeryüzünde dolaşmaya güç yetiremeyen fakirler içindir. İffetlerinden dolayı (dilenmedikleri için), bilmeyen onları zengin sanır. Sen onları yüzlerinden tanırsın. İnsanlardan arsızca (bir şey) istemezler. Siz hayır olarak ne verirseniz, şüphesiz ALLAH onu bilir. BAKARA 273

    18- VAKAR ve TEVAZU SAHİBİ KİMSELER :
     وَعِبَادُ الرَّحْمَنِ الَّذِينَ يَمْشُونَ عَلَى الْأَرْضِ هَوْناً وَإِذَا خَاطَبَهُمُ الْجَاهِلُونَ قَالُوا سَلَاماً
    Rahmân’ın kulları, yeryüzünde vakar ve tevazu ile yürüyen kimselerdir. Cahiller onlara laf attıkları zaman, “selâm!” der (geçer)ler. FURKÂN 63

    19- ÇOŞKUN İMAN SAHİBİ TİPLER :
    إِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ الَّذِينَ إِذَا ذُكِرَ اللَّهُ وَجِلَتْ قُلُوبُهُمْ وَإِذَا تُلِيَتْ عَلَيْهِمْ ءَايَاتُهُ زَادَتْهُمْ إِيمَانًا وَعَلَى رَبِّهِمْ يَتَوَكَّلُونَ
    Mü’minler ancak o kimselerdir ki; ALLAH anıldığı zaman kalpleri ürperir. Onun âyetleri kendilerine okunduğu zaman (bu) onların imanlarını artırır. Onlar sadece Rablerine tevekkül ederler.

    ENFÂL 2


    20-HER ŞEYİN ALLAH’A DÖNECEĞİNE İNANAN TİPLER :
    الَّذِينَ إِذَا أَصَابَتْهُمْ مُصِيبَةٌ قَالُوا إِنَّا لِلَّهِ وَإِنَّا إِلَيْهِ رَاجِعُونَ
    Onlar; başlarına bir musibet gelince, “Biz şüphesiz (her şeyimizle) ALLAH’a aidiz ve şüphesiz O’na döneceğiz” derler. BAKARA 156

    Comments (3)

    Please wait...
    Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
    You didn't enter anything. Please try again.
    Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
    To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
    Your parent has turned off comments.
    Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
    You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
    Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
    Complete the security check below to finish leaving your comment.
    The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.

    To add a comment, sign in with your Windows Live ID (if you use Hotmail, Messenger, or Xbox LIVE, you have a Windows Live ID). Sign in


    Don't have a Windows Live ID? Sign up


    YUDUM YUDUMSUN BİRTANEM

    Yudum yudumsun bir tanem yudum yudumsun,
    İçime doluyorsun her nefeste içime doluyorsun,
    Durak duraksın bir tanem durak duraksın,
    Dantel dantel işlemişsin, kalbimdesin.
    Alıp gider aklımı düşüncelerim sana uzar,
    Sevdalım gönlümün efkarında izdüşümün var
    Alıp gider aklımı düşüncelerim sana uzar,





    Sevdalım Sevdamın ahında izdüşümün var
    Duman dumansın bir tanem duman dumansın
    İçime doluyorsun her nefeste içime doluyorsun,
    Kıvır kıvırsın bir tanem kıvır kıvırsın,
    Kalbimden damarlarıma süzülüp gidiyorsun

    Son Yudumsun

    Kahretsin !
    Dertliyim, kederliyim ve çok sarhoşum
    Sense sisler içinde görünmeyen bulutsun
    Hani birkaç damla ile ayılma ihtimalim
    Oysa benden çekinen, sakınan bir yağmursun.
    Yağ ki benim korkularım senin ile son bulsun
    Yağ ki tenime sevgiler birbirine kavuşsun
    Ben zaten sarhoşum ayılma ihtimalim
    Unutma sen kadehimde bekleyen son yudumsun

    Arıyorum her yerde, arz’da değil yerdesin,
    Telden örgü hasretin, kara sevdam nerdesin.
    Dar geliyor bu dünya, sen gözümde perdesin,
    ……….Yeşerirken fidanlar, bolluk gelir nasibe,
    ……….Gam yükünü üstünden,at gel haydi Hasibe!

    Buzullandı yüreğim, sıcaklığı sendedir,
    Karanfiller yedi renk, yüzündeki bendedir.
    Hançerlenen yalnızlık, savrulan şu tendedir,
    ……….Feleğin çemberinde, yol alırken nasibe,
    ……….Sensizliğin acısı, şimdi çöktü Hasibe!

    Kaf dağının ötesi, yolları aşıyorum,
    Sinesi dar-ı dünya, aşkını taşıyorum.
    Tutkularım firari, hep seni yaşıyorum,
    ……….Güvercinin kanadı, götürürken nasibe,
    ……….İçimdeki bu sesler, ilk besteymiş Hasibe!

    Kalp kökünde beslendin, büyüyorsun içimde,
    Gök kuşağı desenli, ebruli’ler biçimde.
    Bu dudakta yudumsun, son yaptığım seçimde,
    ……….Sevda kışlalarında, yol alırken nasibe,
    ……….Aşıklar pınarından, su içmişsin Hasibe!

    O düşleri kuşatan, aşk birliği sağlayan,
    Her saniye karşımda, içten içe dağlayan.
    Dokunduğun her yerde, iki yürek bağlayan,
    ……….İnciler dökülüyor, gidiyorken nasibe,
    ……….Sevgiyle güzelleşen, bir yoldasın Hasibe!

    Apr. 20
    ahmed akwrote:
    Fettah isminden açmak istiyorum sözü..

    Açmak istiyorum çünkü Fettah ile açılır her şey..
    Fettah, fetihten, yani açmaktan geliyor, kısaca “Açan” demek..

    Bir düşün; nelerin açılmasını umuyoruz gün içinde..
    Havalar açılsın isteriz söz gelimi;

    gök mavi, güneş ışıl ışıl olsun ki içimiz de açılsın.

    İçimizde baharlar çiçek çiçek açılsın..
    Kanatları açılsın sevinçlerimizin.
    Gönül bahçemizde kelebekler kanatlansın..

    Annelerin kolları yavrularına alabildiğine açılsın.
    Sevenlerin yolları sevdiklerine açılsın.
    Ardında mazlumları, masumları hayattan saklayan paslı kapılar açılsın.
    Darlıklarımız geniş meydanlara açılsın..
    Dudaklarımız hep hayır için aralansın.

    Fettah ismine tutunup birbirimize beyaz sayfalar açalım.
    Fettah isminin gölgesinde durup dostlarımıza gönlümüzün baş köşesinde yer açalım.

    Fettah isminin ışığına varıp kalp gözümüzü körleyen perdeleri açalım.
    Eşikte bekletmeyelim kimseyi ve kapıları açalım.
    Küsmeyelim kimseye ve kapıları hep aralık bırakalım.

    Her sözümüzü Fettah isminin sırrıyla açalım..
    Vesselam!
    selam ve dua ile sahra kardeşim Allah c.c. razı olsun
    Apr. 12

    Bismillahirrahmanirrahim, Âyet-i ke­rî­me­ler­de bu­yu­ru­lur:

     “Ey îmân eden­ler! Al­lâh’tan ittikâ edin ve sâ­dık­lar­la be­ra­ber olun.” (et-Tev­be, 119)

    “(Ey Ra­sû­lüm!) Âyet­le­ri­miz hak­kın­da ile­ri-ge­ri ko­nuş­ma­ya da­lan­la­rı gör­dü­ğün­de, on­lar baş­ka bir sö­ze ge­çin­ce­ye ka­dar on­lar­dan uzak dur. Eğer şey­tan sa­na unut­tu­rur­sa, ha­tır­la­dık­tan son­ra ar­tık o zâ­lim­ler top­lu­lu­ğuy­la otur­ma.” (el-En‘am, 68)

     “…Al­lâh’ın âyet­le­ri­nin in­kâr edildiğini ya da on­lar­la alay edil­di­ği­ni işit­ti­ği­niz za­man, on­lar bun­dan baş­ka bir sö­ze da­lın­ca­ya (ko­nu­yu de­ğiş­ti­rin­ce­ye) ka­dar kâ­fir­ler­le be­râ­ber otur­ma­yın; yok­sa siz­ler de on­lar gi­bi olur­su­nuz.” (en-Ni­sâ, 140) 

     Allâh’ım, bize kötülüğü emreden nefsimizin şerrinden sana sığınırız!.. Bize fücûru değil, takvâyı emreden sâlih ve sâdık dostlar ihsân eyle!.. Bize, doğduğumuz andaki gibi tertemiz bir şekilde dünyanın kirlerine bulaşmadan huzuruna erişen kullarından olmamızı nasîb eyle!.. Âmin!..

    June 2

    Trackbacks (1)

    The trackback URL for this entry is:
    http://meryemkardelen2007.spaces.live.com/blog/cns!A500B7EAAC2BA679!1253.trak
    Weblogs that reference this entry